25 Temmuz 2009 Cumartesi

çağrılmayan yakup da güzel şiirdir ha!

Kafamın nasıl çalıştığını gösteren bir işaret olarak kabul ettiğim bişey biraz önce vuku buldu.

Şöyle ki; bir arkadaşıma bir şey yazıp göndericem ama bu şey bir alıntı olucak -nedenini sormayın rica ederim kuzum- bu sebeple tam da o sırada okumakta olduğum Çağrılmayan Yakup şiirini daha dikatli okumaya başladım. Amaç ne ben de emin değilim ama aklıma geldi bir kere işte..

Her neyse bütün kitabı mesaj atamayacağım ve de adam zaten şiir okumaktan hoşlanmadığı için işim daha da zorlaşırken aklıma sevgili büyüğümüz Marcus Valerius Martialis abimizin zamanında söylemiş olduğu "O suyu kirletmeye kıçın yetmez kafanı sok zollius kafanı" lafı geldi. Bunun da bir sebebi yok pek tabii. Bu sözü ilk okuduğumda karanlık ve dağınık bir odada yatağa yatmış hem bir şeyler okuyup hem de bir şeyler yazıyordum -aynı anda olduğu için ikisini de pek beceremiyordum tabi- okadar sinirliydim ki görür görmez duygularıma tercüman oldu gibi oldu ama aslında olmadı çünkü duygularım aptallığa öfkeden ziyade kıskançlık ve histeri arasında gidip geliyordu..

O gün bu gündür ne Marcuscuğumu ne de bu sözü unutmadım, bu gün de olduğu gibi hep yerli yersiz aklıma geldi durdu.. Ama artık çıldırıcam, bunu yazıp göndermemek için kendimi zor tutuyorum fakat konsepte aykırı! En son aldığı mesajda "bak ben sen oldum" yazan biri olarak böyle bir şey yaparsam cezalandırılmaktan korkuyorum, elbette "kısa mesajla "mesaj verme" sevdalısı ergenler derneği" peşime falan düşmez ama ne biliyim..

Kafamın nasıl çalıştığı -yoksa çalışmadığı mı demeli?- mevzuuna gelicek olursak, işte böyle sayın seyirciler; bö!

2 yorum:

  1. Çağrılmayan Yakup şiirini sevmen.. Tamam bir derece, herkes Edip Cansever sevebilir dedim. Sonra Martialis sevmen. Tesadüf diye bir şey vardır sonuçta, bunu da atladık.
    Peki ya benim Nijinsky'nin günlüğünü ölmeden bir hafta önce okuyacağım demem? Ya Fedon?
    Beni şaşkınlıklara gark ediyorsunuz. Lütfen.

    YanıtlaSil
  2. Ne yalan söyleyeyim, postacıda kimmiş diye baktığımda, sarp'a da sordum "postacı kim, ben miyim?" diye..
    Ama cevap gelmedi pek tabii..
    Bu denli üstü kapalı sorarsam nasıl anlasın insancıklar.

    YanıtlaSil